" Erkeklik İstisnai Bir Durumdur " Konulu Fotoğraf Sergisi Zafer Plaza AVM' de Sergilendi.
 Neden EİBD?
Gündelik hayatta aldığımız roller, yaptığımız işler, duruşumuz, sözlerimiz yüzyıllar sürecinde gelişen ve oluşan toplumsal cinsiyet rollerindendir. Bu roller çoğu zaman istesek de istemesek de nerde duracağımıza, ne giyeceğimize, ne zaman susup ne zaman konuşacağımıza, olaylara nasıl reaksiyon vereceğimize karar verirler. Genellikle bu kararlardan -ki bunlara sosyal yaptırım da diyebiliriz- mutlu olmayız, eğer sorguluyorsak. Çünkü her insanın doğası ve mizacı farklıdır. Hangi kural ve kaide tüm insan cinsinin davranışlarını, hislerini kapsayabilir ki.
Bu tespitle biz Toplum Gönüllüsü Gençler, birkaç yıldır toplumsal cinsiyet çalışmaları yapıyoruz. Amacımız özellikle ve öncelikle bahsettiğimiz toplumsal cinsiyet rollerinden en çok etkilenen ve dezavantajlı konuma gelen kadınların da var olduğunu, haklarının olduğunu dile getirmek. Bu roller sadece kadınları değil, erkekleri de eziyor. Erkeklerin mecbur kaldıkları maço, erkeksi yaşam şekli onların istemeden de olsa sert, otoriter, şiddet yanlısı olmalarına neden oluyor.
Erkeklik İstisnai Bir Durumdur söylemi ilk bakışta çok iddialı ve tahrik edici. Bu tanımı, ismi bulurken aslında çok zorlanmadım. Bir gün ev sahibim olan yaşlı amcayı balkonda çamaşır asarken gördüm. Her gün arkadaşları ile kahvehanede ne olacak bu ülkenin hali tartışmaları yapan, eve ekmek götüren, evde de sokakta da erkin bir sembolü olan ev sahibim çamaşır asıyordu. Çamaşır yıkamak, asmak, yemek yapmak, evde oturmak hiç erkek işi değil oysa(!). Ama biliyordum ki ev sahibimin eşi yaşlı ve hasta bir kadın. Ev sahibime bu işleri yaptıran şey birkaç istisnai durumdu. Peki bu işleri yaparak hayatı paylaşmaya hep istisnai durumlar mı gerekliydi?! Aslında erkekler istisnai durumlarda erkekliklerinden vazgeçiyorlardı ve her zaman yapılmayan işleri, her zaman diyemedikleri sözleri diyebiliyorlardı. O zaman erkeklik de istisnai bir durumdur...
Uludağ Üniversitesi Toplum Gönüllüleri Topluluğu
|